ORGANİK TARIM;
Organik ( Ekolojik, Biyolojik) tarım; ekolojik
dengenin korunması, her türlü bitkisel, hayvansal ve su ürünleri üretimi ile kullanılacak
girdilerin organik tarım metoduna uygun olarak üretilmesi veya temini, orman ve
doğal alanlardan organik tarım ilkelerine uygun olarak ürün toplanması, bu ürünlerin
işlenmesi, ambalajlanması, etiketlenmesi, depolanması, taşınması, pazarlanması,
kontrolü, sertifikalandırılması ve denetimini amaçlayan, tarımdaki çevreye ve insan
sağlığına zarar vermeyen modern üretim tekniklerini kullanmayı kabul eden, her aşaması
kontrollü, kayıtlı ve sertifikalı olan bir üretim şeklidir.
Organik tarım, yalnız başına gıda üretim kaynağı
olmayıp, aynı zamanda sürdürülebilir tarım ve kalkınma, eko-turizm, biyolojik çeşitliliğin
korunması ve erozyon, çölleşme ve iklim değişikliğine neden olan faktörlerin etkisinin
giderilmesinin bir dayanağıdır.
ORGANİK TARIMIN AMAÇLARI
Üretimden tüketiciye ulaşıncaya kadar tüm aşamaları ulusal ve uluslar arası geçerliliği
olan kurallara göre yapılan, kurallara uygunluğu kontrol edilerek uygunluğu durumunda
sertifikalandırılarak tüketici güvenini sağlamak.
Dünyadaki genel eğilime paralel olarak “Türkiye’de çevresel
boyutu dikkate alan sürdürülebilir bir tarım sektörünü oluşturabilmek amacı doğrultusunda
organik tarım sektörünün rekabet gücünü ve etkinliğini artırmak” temel
amaç olarak alınmalıdır.
Organik ürün kalitesinin ve standartlarının dış pazarlarda kabul görecek şekilde
belirlenmesi ve bu standartlar doğrultusunda üretim yapılmasını temin edecek etkin
kontrol ve sertifikasyon sisteminin geliştirilmesi,
a- Toprak kalitesi ;
Toprağın doğal yaşam gücünün korunup sürdürülmesi için fiziksel, kimyasal
ve biyolojik yapısını korumak, organik madde içeriğini zenginleştirmek, doğal kaynakları
uygun kullanmak ve doğal yapı ile uyumlu sürdürülebilir üretim yapmak
b- Doğa koruma ve sürdürülebilir kaynak kullanımı;
Kirliliğe maruz kalmamış tabii kaynakları korumak, biyoçeşitliliği korumak ve artırmak,
toprak, insan, hayvan ve bitki sağlığı açısından sürdürülebilirliğini sağlamak.
c- Çevre ve insan sağlığı;
Sentetik kimyasal tarımsal girdilerin, insan, hayvan ve bitki sağlığı üzerinde yarattığı
tehditleri ortadan kaldırmak,
Yüksek kaliteli, sağlıklı ve risksiz ürünler üretmek,
Çevre üzerinde, olumsuz etki yapmayacak tarımsal tekniklere yönelmek,
d- Sosyo-ekonomik ;
Organik tarımsal üretimde mümkün olduğu kadar yerel girdileri ve bölgesel kaynakları
kullandırmak,
Kırsal kesimde istihdam olanaklarını artırmak, organik tarımsal faaliyette bulunan
müteşebbisin gelir seviyesini ve yaşam kalitesini yükseltmek,
Bitkisel üretimi mevcut ekolojik koşullara uygun ve hayvansal üretimle uyumlu biçimde
planlamak ve yürütmek,
Organik tarımın geliştiği ülkelerde olduğu gibi üretici örgütlenmesini güçlendirilmek,
SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM;
Tarımsal sistemlerde sürdürülebilirliği sağlamak için hasat edilen ürünler tarafından
kaldırılan, yıkanma veya buharlaşma yoluyla kaybolan besin maddeleri mutlaka tekrar
toprağa geri verilerek doğal denge korunmalıdır. Bu nedenle
sürdürülebilir tarımın diğer bir tanımı da ekonomik yönden uygulanabilir,
çevre açısından uygun, sosyal yönden kabul edilebilir, ve politik yönden desteklenebilir
olarak yapılmaktadır (4, 6, 7). Ekonomik yönden uygulanabilirlik deyince bugün ve
gelecekte çiftçiler için üreticilere mutlaka gerekli olan geliri sağlaması
anlaşılmalıdır. Çevre açısından uygunluğu toprak, hava, suyu bilinçli kullanarak
ve doğayı koruyarak tarım arazilerinde
sürdürülebilir
tarımı mümkün kılmasıdır. Sosyal yönden kabul edilebilirlik, üreticilerin
ihtiyaçlarını, yeni teknolojileri ve bölgesel ahlaki değerlere uygun olmasıdır.
Politik yönden desteklenebilirliği ise tohum, gübre, kredi ve ürürünün değerine
satılması gibi konuları içermektedir. Sürdürülebilir
tarımı oluşturan bu dört unsurdan bir tanesi ihmal edilirse istenilen
başarıyı sağlamak zorlaşır.
Sürdürülebilir tarımda verimli olabilmek için stratejik açıdan
ekonomik bir
gübreleme, anız yangınlarını önleyerek toprağın organik madde oranını koruma, azaltılmış
toprak işlemesi, uygun bir ekim nöbeti ile entegre olarak hastalık, zararlılar ve
yabancı otlarla mücadele büyük önem taşımaktadır.
Trakya’da, tarımsal
üretimde süreklilik sağlanması için üreticilerin, şimdiye kadar uyguladıkları aşırı
kimyasal ilaç ve gübre kullanımına dayalı tarımsal üretim yöntemlerini terk ederek,
bölgelerine uygun uzmanlarca geliştirilen yeni üretim tekniklerini pratiğe geçirmeleri
sağlanmalıdır. Bunun içinde iyi yetişmiş ıslahçı, agronomist, patolojist,
ve ekonomistler bir koordinasyon içersinde sürdürülebilir
tarım ilkelerini hep birlikte ilgili çiftçilere uygulamalı olarak anlatmalıdırlar.
Karmaşık tarımsal problemler konusunda geliştirilen entegre çözüm programında genotip
x çevre x yönetim x insan faktörleri göz önünde bulundurulmalıdır (4).
En uygun yönetim
ve girdi faktörlerinin kombinasyonu tarladan tarlaya, çiftlikten çiftliğe, bölgeden
bölgeye fiziksel ve ekonomik çevreye göre değişmektedir(13). Dünya genelinde
yapılan araştırma sonuçlarına göre elde edilen tecrübeler
sürdürülebilir tarımın geliştirilmesi için azaltılmış toprak işlemesi,
gübreleme teknikleri, ekim nöbeti, entegre zararlı, hastalık ve yabancı ot mücadelesi,
su kullanma etkinliği ve adapte olmuş bitki çeşitleri ve destekleyici olarak da
hayvancılık yapılması üzerinde durulmalıdır (12, 14).
Sürdürülebilir tarım işletme düzeyinde mutlaka bugün ve gelecek için çiftçiye
yeterli kazanç sağlamalıdır. Kısıtlı imkanlara sahip fakir çiftçiler normal yetiştirme
sezonunda yeterli verim ve gelir sağlamayan sistemlere kesinlikle yatırım yapamazlar.
Trakya’da
sürdürülebilir tarım Ülke ihtiyacından başka
mutlaka dış satımda talep gören ürünlere de yönelik olmalı, kalite ve maliyetleri
de uygun olmalıdır.
|